TARİHİ VE TURİSTİK YERLER
SİNANPAŞA KÜLLİYESİ

Osmanlı Sadrazamı Koca Sinan Paşa (5. bük.) tarafından Yenişehir ilçe merkezinde yaptırılmış külliye. Bir cami, bunun kuzeyinde kervansaray ve imaret ile doğusunda (kalıntılarından arasta olduğu anlaşılan) bir yapıdan oluşmaktadır. Külliyenin, XVI. yüzyılın ikinci yansında, Bursa kuzeyi bölgesinin Hac yolu başlangıç noktalarından olan Yenişehir'de, hacı adaylarına kolaylıklar sağlanması amacıyla yaptırıldığı kabul edilmektedir.

Topkapı Sarayı'ndaki Koca Sinan Paşa arşivinde bulunan Recep 980 H. (Kasım 1572) tarihli bir hüccette, külliyenin yapılacağı arazinin kervansaray, imaret ve cami yapımı için Paşa'ya verilmiş olduğu belirtilmektedir.

Halk arasında Kurşunlu Han Camisi adıyla anılan Koca Sinan Paşa Camisi, kareye yakın dikdörtgen planlı asıl ibâdet mekânı ile, üç bölümlü son cemaat yerinden oluşmaktadır. Asıl mekân, kuzey ve güneyinden kemerlerle bölünerek kareye dönüştürülmüş ve bunun üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin oturduğu kademeli sekizgen kasnağın doğu, batı ve güney cephelerinde sivri kemerli ve şebekeli birer pencere bulunmaktadır. Ana mekânın kuzey duvarı ekseninde giriş kapısı ile bunun iki yanında birer; doğu, güney ve batı cephelerinde de altlık ve üstlük ikişer pencere vardır. Mihrap nişinin kavsarası yedi sıra mukarnasla bezenmiş ve dikdörtgen bir çerçeve içine alınmıştır. Son cemaat yerinin orta bölümü dar, doğu ve batı bölümleri daha geniştir; her üç bolüm de aynalı tonozla örtülmüştür.

Minare, ana yapının kuzeybatı köşesindedir. Kübik kaideli, prizmatik üçgen pabuçları olan, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Şerefe altında yedi sıra testere dişi vardır.

Yapının doğu, güney ve batı cepheleri moloz taşla örülmüş; kuzey cephesi ve son cemaat yeri onarımı sırasında kesme taş kullanılmıştır. Yapının çeşitli yerlerinde ve minaresinde, çeşitli renk ve desenlerde XVI. yüzyıl İznik çinileri ve özgün kalem işi süslemeler bulunmaktadır.

Bazı kaynaklarda 'medrese" olarak anılmasına karşın, caminin kuzeyinde yer alan yapı bir kervansaray olup, Hac yolculuğuna çıkacak hacı adayları için barınma ve yanındaki imaretle birlikte beslenme mekânı olarak yaptırılmıştır. Tek sıra halinde, yaklaşık kare planlı ve eş boyutlu üç eyvan ile dört kapalı mekândan oluşmaktadır.

Özgün yapısı bir ölçüde bozularak onarılmış ve öğrenci yurdu haline getirilmiştir.

Kervansarayın kuzeydoğusunda yer alan (L) planlı bir yapıdır. Bu yapının doğu kanadına bitişik olan ve çağdaş döneme ancak bazı kalıntıları gelebilen yapı, "arasta" (çarşıda aynı tür ticaret yapan esnafın topluca bulunduğu bölüm) olarak nitelendirilmektedir.


ŞEMAKİ EVİ MÜZESİ

İran'ın Şemah kasabasından Anadolu'ya gelerek Yenişehir'e yerleşen Şemaki ailesi tarafından tahminen 18.yüzyılda yapılmıştır. İki katlı evin zemin katında taşlık, sağında mutfak ve kiler, solunda iki kışlık oda bulunmaktadır.

Mutfak duvarına bitişik ahşap merdivenlerle üst kata çıkılır. Bahçeye bakan ön cephe revak şeklinde kemerli bölümlerle dışa açılmaktadır. Solda eyvanlı sofaya açılan bir baş oda, sağda biri büyük, diğeri küçük iki oda bulunmaktadır. Evi süsleyen nebati motifli ve manzara dekorlu kalem işleri 19.yüzyıla aittir.

Bahçede bulunduğu söylenen hamam kısmı bugün yoktur.

Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.


VOYVODA(ÇINARLI) CAMİİ

Voyvoda Camii 1415 yılında Sungur Paşa tarafından yaptırılmıştır. Açılış tarihi kesin atarak bilinmemektedir. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Toplam alanı 613 m² olan caminin iç alanı 260 m²dir. Ana duvarları kesme taştan yapılmıştır. Saçak altlarında baklava biçiminde desenler mevcuttur.

1820 yılında yangın geçiren cami, Yenişehir voyvodası olup Sungur Paşa'nın efradından olan bir şahıs tarafından tamir edilmiştir. Kubbesi aslına uygun olarak yapılan camii, önündeki tarihi çınarın adı ile anılmakta olup halk arasında "Çınarlı Camii" ismiyle bilinmektedir. Minaresi 1968 yılındaki depremde yıkılmış, 1972 yılında tekrar inşa edilmiştir.


POSTUMPOST CAMİİ

Yenişehir Belediyesi İlçe sınırlarında kalan yığma ile oluşturulduğu sanılan höyük denen 150m. Çapında 6m. Yüksekliğinde bir tepe olan Baba Sultan Parkı içinde Pustinpuş Zaviyesi ve Türbesi; tarihi ve doğal değerleri nedeniyle önemlidir.

Halk dilinde “Baba Sultan” olarak anılan Pustinpuş Baba Osman Gazi ve Orhan Gazi Dönemlerinde yaşamış ve büyük yararlılıkları dokunmuş bulunan devrin ulu şeyhlerindendir. 1300 yıllarında dervişleriyle ve inanan tüm erenleriyle birlikte güçlü bir kuvvet olarak Osman Gazi’nin yanında yer almıştır. Özellikle Koyunhisar Savaşındaki başarısı ile zafere ulaşılmasında büyük rol oynamıştır. Zaviyenin 1362–1389 yılları arasında I. Murat tarafından yapıldığı konusunda bütün tarihçiler birleşmektedir. Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Türbesi Yenişehir’de ve bugünkü Baba Sultan tepesindedir. Kayıtlardaki bilgilere göre yanında Kılıç Dede ile birlikte Orhan Gazi’nin adı açıklanmayan bir oğlu da bulunmaktadır. Pustinpuş Baba Camiinin bulunduğu yer halka açık park olarak halen kullanılmaktadır.


ŞEHZADE SÜLEYMAN PAŞA TÜRBESİ

Süleyman Paşa Külliyesi; bugünkü merkez karakolunun bulunduğu alan ile Kumluk Camisinin çevresindeki geniş alanda yer almaktaydı. Külliyenin kalıntıları yakın zamana kadar duruyordu. Süleyman Paşa Külliyesi’nin bir parçası olan türbe, aynı zamanda makam türbesi olarak anılırdı. Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa burayı, İzmit sancak beyi iken 1337-1338 yılları arasında kendisi için yaptırdı. Çocukluğundan itibaren ava meraklı olan Süleyman Paşa bir av partisi sırasında atından düşerek öldü. Bu türbenin içinde kime ait olduğu bilinmeyen bir mezar bulunmaktadır.

Süleyman Paşa Türbesi, merkez polis karakolunun önünde, Bilecik caddesinin güneyinde, Atatürk heykelinin karşısında yer almaktadır. Yedi metre çapındadır. Sekizgen köşeli olup, ağır kubbelidir. Kubbesi kurşun kaplamalıdır. Duvarları kesme taşla örülmüş iki sıralı tuğla ile işlenmiştir. Kuzey kısmında yer alan kapısı basık kemerli ve ahşap kanatlıdır. Aynı zamanda içten yay kemerli olup dışa doğru çıkıntılıdır. Kapıda testere dişli ve tek sıralı işlemeler göze çarpmaktadır. Mezarın baş ve ayaklarının 17. yüzyıla ait olduğu saptanmıştır. Süleyman paşa’nın adını yaşatan ayrıca şehir merkezinde bir ilkokul ile kütüphane bulunmaktadır.


KUMLUK CAMİİ

Cumhuriyet Alanı üzerinde yükselen sekizgen planlı saat kulesi dikdörtgen kesme taştan yapılmış, 2,5 metre yüksekliğindeki kaidesi üzerinde 7 katıyla 25 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Yenişehir'in Yunan işgalinden kurtuluşundan sonra elde edilen silahların, demir aksamın eritilerek tamiratının yapıldığı söylenen kule bir tür zafer kulesi olarak da anılmaktadır. 1932 yılının ortalarında kulenin yapımına başlandı. Saat Kulesinin inşaatı ve yapımı, belediye fen işlerinde görevli Rıfat Usta, Halil Balcı ve Ahmet Usta tarafından gerçekleştirilmiştir. Kulenin yapım işi tam üç buçuk yıl sürmüş. 1935 yılının sonlarında 1936 yılının başlarında kule tamamlanıp, o yıl hizmete açılmıştır.

Cami diğer camiler gibi çeşitli dönemlerde yıkıma uğradı, bazı dönemlerde de çökme tehlikesi geçirdi. En önemli onarımı Sadrazam Kuyucu Murat Paşa zamanında gördü (1606-1607). Cami Osman Gazi tarafından yaptırıldı. Osman Gazi hutbesini burada okuttu. Bugün caminin girişinde "İlk hutbenin hicri 697 yılında" bu camide okutulduğu yazılıdır.


SAAT KULESİ

Cumhuriyet Alanı üzerinde yükselen sekizgen planlı saat kulesi dikdörtgen kesme taştan yapılmış, 2,5 metre yüksekliğindeki kaidesi üzerinde 7 katıyla 25 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Yenişehir'in Yunan işgalinden kurtuluşundan sonra elde edilen silahların, demir aksamın eritilerek tamiratının yapıldığı söylenen kule bir tür zafer kulesi olarak da anılmaktadır. 1932 yılının ortalarında kulenin yapımına başlandı. Saat Kulesinin inşaatı ve yapımı, belediye fen işlerinde görevli Rıfat Usta, Halil Balcı ve Ahmet Usta tarafından gerçekleştirilmiştir. Kulenin yapım işi tam üç buçuk yıl sürmüş. 1935 yılının sonlarında 1936 yılının başlarında kule tamamlanıp, o yıl hizmete açılmıştır.

Saat kulesinin büyük ve küçük olmak üzere iki adet çanı bulunmaktadır. Bu çanlardan büyük olanı Yenişehir’deki Rum mahallesinde bulunan kilisenin çanıdır. Küçük olan çanı ise İnegöl’ün Kurşunlu Köyü’ndeki kiliseden getirilmiştir. Kulenin saatlerini ise Salihlerin Saatçi Nuri Usta yapmıştır. Saat kulesinin açılışını ise, o dönemin belediye başkanı Mehmet Gökgöz gerçekleştirmiştir. Bugün saat kulesi Yenişehir Belediyesi’nin amblemi olarak kullanılmaktadır.


ORHAN GAZİ (YARHİSAR) CAMİİ

Yarhisar, Osmanlı öncesi ve Osmanlı dönemlerinde, çevresinin önemli merkezlerinden ve Orhan Gazi'nin eşi Nilüfer Hatun'un (Holofira) doğduğu yer idi. Cami, Orhan Gazi (salt. 1326-1362) tarafından yaptırılmıştır. 12.10 X 15.80 boyutlarında dikdörtgen planlı ve çatılıdır. Duvarları genel olarak moloz taş ile örülmüş, ancak kö¬şelerde ve batı yüzünde kesme taş kullanılmıştır. Bütün beden yüksekliğince, yal¬nızca üç sıra tuğla işlenmiştir. Caminin doğu ve batı duvarlarında ikişer altlık ve üçer üstlük pencere vardır. Mihrap duvarı sağırdır. Kıble duvarında altlı üstlü dört pence¬re açılmıştır. Minaresi, ana mekanın kuzeybatı köşesinden çatıyı yırtarak çıkar. On iki kenarlı yapısı, göz doldurucu yüksekliği, dişli tuğlalar ve tuğla yapraklarıyla süslenmiş şerefesiyle, bu minare döneminin en özgün ve güzel örneklerinden biridir. Yenişehir'deki Ulu Cami (Orhan Camisi) minaresiyle büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.

Yarhisar Orhan Gazi Camisi, minaresi ve başka korunan yanlarıyla, yapıldığı dönemdeki özgünlüğünü hemen hemen yitirmeksizin günümüze değin gelebilmiş ender yapılardandır.


YARHİSAR ŞELÂLESİ

Yarhisar Şelalesi Yarhisar Köyü'nde bulunmakta olun Yenişehir merkeze 16 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Yarhisar Osman Gazi'nin çocukluğunun geçtiği yerdir. Şelale'nin altında küçük bir göl bulunmaktadır. Denizden 416 metre yükseklikte olan şelale göle 16 metre yükseklikten dökülür. Özellikle ilkbaharda suyun hacminde fazlalık olmaktadır. Şelale dar ve yüksek iki kayalık arasından düşer ve batı yönüne doğru akar. Çadır kampı için uygun olan şelalelin çevresinde piknik alanları bulunmaktadır.