Facebook Twitter Haber Arama

OSMANLI'NIN İLK BAŞKENTİ YENİŞEHİR REHBERİ

OSMANLI'NIN İLK BAŞŞEHRİ
Osman Gazi Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmak üzere olduğu 1299 yılında Bilecik, Yarhisar ve İnegöl’ü fethederek Osmanoğulları Beyliğinin bağımsızlığını ilan etmiş, 1301 yılında Yenişehir ovası ve civarının fethedilmesi ile de Yenişehir Osmanlı Devletinin ilk başkenti olmuştur. 1326 yılında Bursa’nın alınmasına kadar 25 yıl süre ile Osmanlı Devletine başkentlik yapmış olan YENİŞEHİR Osmanlının ilk başkenti olarak tarihe geçmiştir. Yenişehir, ilk defa o zaman iskana açıldığı için evler, camiler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, çarşılar yepyeni bir şehir ortaya çıkmıştır. Bu sebeple buraya YENİŞEHİR dendi ve o günden bugüne Yenişehir olarak kaldı. 710 yıllık bir Türk şehri olan Yenişehir’de bazı köylerin kuruluşu ise daha eskiye dayanmaktadır. Örneğin Yarhisar köyünün Bizans döneminde tekfur kışlası olduğu bilinmektedir. Tarihte en ünlü yol olan İpek yolunun birçok kolu Yenişehir arazisinden geçmektedir. Ayrıca ilk Osmanlı sikkesi 1327 yılında 'Akça-ı Osmani' adıyla Yenişehir deki darphanede basılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Hutbesinin okunduğu ve Devlet olduğunu ilan ettiği yer Kumluk Camii(Süleymanpaşa)'dir. Caminin bulunduğu yere "Kayseriye" mahallesi deniliyordu. Kayıtlarda da öyle geçiyordu. Sonraları buraya Kumluk Mahallesi de dendi. O zaman cami de Kumluk ismini aldı. Bugün bu semt "Kurtuluş Mahallesi" olarak anılmaktadır. Cami diğer camiler gibi çeşitli dönemlerde yıkıma uğradı, bazı dönemlerde de çökme tehlikesi geçirdi. En önemli onarımı Sadrazam Kuyucu Murat Paşa zamanında gördü (1606-1607). Cami Osman Gazi tarafından yaptırıldı. Osman Gazi hutbesini burada okuttu. Bugün caminin girişinde "İlk hutbenin hicri 697 yılında" bu camide okutulduğu yazılıdır.
SAAT KULESİ
Cumhuriyet Alanı üzerinde yükselen sekizgen planlı saat kulesi dikdörtgen kesme taştan yapılmış, 2,5 metre yüksekliğindeki kaidesi üzerinde 7 katıyla 25 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Yenişehir'in Yunan işgalinden kurtuluşundan sonra elde edilen silahların, demir aksamın eritilerek tamiratının yapıldığı söylenen kule bir tür zafer kulesi olarak da anılmaktadır. 1932 yılının ortalarında kulenin yapımına başlandı. Saat Kulesinin inşaatı ve yapımı, belediye fen işlerinde görevli Rıfat Usta, Halil Balcı ve Ahmet Usta tarafından gerçekleştirilmiştir. Kulenin yapım işi tam üç buçuk yıl sürmüş. 1935 yılının sonlarında 1936 yılının başlarında kule tamamlanıp, o yıl hizmete açılmıştır. Saat kulesinin büyük ve küçük olmak üzere iki adet çanı bulunmaktadır. Bu çanlardan büyük olanı Yenişehir’deki Rum mahallesinde bulunan kilisenin çanıdır. Küçük olan çanı ise İnegöl’ün Kurşunlu Köyü’ndeki kiliseden getirilmiştir. Kulenin saatlerini ise Salihlerin Saatçi Nuri Usta yapmıştır. Saat kulesinin açılışını ise, o dönemin belediye başkanı Mehmet Gökgöz gerçekleştirmiştir. Bugün saat kulesi Yenişehir Belediyesi’nin amblemi olarak kullanılmaktadır.
KURŞUNLU HAN(SİNANPAŞA CAMİİ VE KÜLLİYESİ)
Sinan Paşa, 1520 yılında Arnavutluk'ta Topoyani’de doğmuştur. Küçük yaştan itibaren yetiştirilen devşirmelerdendir. Kanuni Süleyman’ın aşçılığını yapmıştır. Sancak Beyliği yapmış, kargaşalıktan ötürü ikiye ayrılan Yemen’i birleştirmede gösterdiği başarıdan ve o bölgenin yeniden Osmanlı yönetimine girmesini sağladığından kendisine "Yemen Fatihi" ve bir de "Tunus Fatihi" unvanları verilmiştir. 4. Vezirliğe kadar yükselmiş, İran seferinde komutan olarak görevlendirilmiş ve ardından da Sadrazam olmuştur. 3. Murat ve 3. Mehmet dönemlerinde 4 kez sadrazamlığa gelmiştir. 3 Nisan 1596’da vefat etmiştir. Halk dilinde “Kurşunlu Han” denilen Sinan Paşa Külliyesinin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hiçbir belgede de rastlanmamıştır. Verilere göre yapımına en yakın tarihler olabileceği açısından yaklaşılmaktadır. Buna göre örneğin Topkapı’da bulunan Sinan Paşa arşivindeki belgelerden birinde, Yenişehir’den ve bu külliyeden söz edilmektedir. Bu belgeye göre, külliyenin yapıldığı arazi, Sultan Orhan tarafından, Yenişehir halkına, mera için sınırları belirlenmiş bir mülk olarak verilmiştir. Daha sonraları kasaba halkı toplanmış, bu arazinin üzerine cami, medrese, imaret ve kervansaray gibi külliyenin yapılması için, bu toprakların Sinan Paşa’ya devredilmesi kararını almıştır denilmektedir. Bu belgenin ve benzerlerinin açısından bakıldığında, külliyenin yapımı yaklaşık olarak 1572–73 yıllarına rastlamaktadır. Sinan Paşa Külliyesi Cami, Medrese, İmaret-Aşhane, Arasta ve girişlerden oluşmaktadır. Bugün Sinan Paşa Yurdu olarak hizmet vermeye çalışan külliyenin bütünlüğünden az bir bölümü ayakta kalmıştır. Külliyenin şu anda kullanılır durumda olan kısımlarının başında medresesi, imareti ve camisi gelmektedir.
ŞEMAKİ EVİ MÜZESİ
İran'ın Şemah kasabasından Anadolu'ya gelerek Yenişehir'e yerleşen Şemaki ailesi tarafından tahminen 18.yüzyılda yapılmıştır. İki katlı evin zemin katında taşlık, sağında mutfak ve kiler, solunda iki kışlık oda bulunmaktadır. Mutfak duvarına bitişik ahşap merdivenlerle üst kata çıkılır. Bahçeye bakan ön cephe revak şeklinde kemerli bölümlerle dışa açılmaktadır. Solda eyvanlı sofaya açılan bir baş oda, sağda biri büyük, diğeri küçük iki oda bulunmaktadır. Evi süsleyen nebati motifli ve manzara dekorlu kalem işleri 19.yüzyıla aittir.
PUSTİNPUŞ BABA ZAVİYESİ (BABASULTAN)
Yenişehir Belediyesi İlçe sınırlarında kalan yığma ile oluşturulduğu sanılan höyük denen 150m. Çapında 6m. Yüksekliğinde bir tepe olan Baba Sultan Parkı içinde Pustinpuş Zaviyesi ve Türbesi; tarihi ve doğal değerleri nedeniyle önemlidir. Halk dilinde “Baba Sultan” olarak anılan Pustinpuş Baba Osman Gazi ve Orhan Gazi Dönemlerinde yaşamış ve büyük yararlılıkları dokunmuş bulunan devrin ulu şeyhlerindendir. 1300 yıllarında dervişleriyle ve inanan tüm erenleriyle birlikte güçlü bir kuvvet olarak Osman Gazi’nin yanında yer almıştır. Özellikle Koyunhisar Savaşındaki başarısı ile zafere ulaşılmasında büyük rol oynamıştır. Zaviyenin 1362–1389 yılları arasında I. Murat tarafından yapıldığı konusunda bütün tarihçiler birleşmektedir. Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Türbesi Yenişehir’de ve bugünkü Baba Sultan tepesindedir. Kayıtlardaki bilgilere göre yanında Kılıç Dede ile birlikte Orhan Gazi’nin adı açıklanmayan bir oğlu da bulunmaktadır. Pustinpuş Baba Camiinin bulunduğu yer halka açık park olarak halen kullanılmaktadır.
ŞEHZADE SÜLEYMANPAŞA TÜRBESİ
Süleyman Paşa Külliyesi; bugünkü merkez karakolunun bulunduğu alan ile Kumluk Camisinin çevresindeki geniş alanda yer almaktaydı. Külliyenin kalıntıları yakın zamana kadar duruyordu. Süleyman Paşa Külliyesi’nin bir parçası olan türbe, aynı zamanda makam türbesi olarak anılırdı. Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa burayı, İzmit sancak beyi iken 1337-1338 yılları arasında kendisi için yaptırdı. Çocukluğundan itibaren ava meraklı olan Süleyman Paşa bir av partisi sırasında atından düşerek öldü. Bu türbenin içinde kime ait olduğu bilinmeyen bir mezar bulunmaktadır. Süleyman Paşa Türbesi, merkez polis karakolunun önünde, Bilecik caddesinin güneyinde, Atatürk heykelinin karşısında yer almaktadır. Yedi metre çapındadır. Sekizgen köşeli olup, ağır kubbelidir. Kubbesi kurşun kaplamalıdır. Duvarları kesme taşla örülmüş iki sıralı tuğla ile işlenmiştir. Kuzey kısmında yer alan kapısı basık kemerli ve ahşap kanatlıdır. Aynı zamanda içten yay kemerli olup dışa doğru çıkıntılıdır. Kapıda testere dişli ve tek sıralı işlemeler göze çarpmaktadır. Mezarın baş ve ayaklarının 17. yüzyıla ait olduğu saptanmıştır. Süleyman paşa’nın adını yaşatan ayrıca şehir merkezinde bir ilkokul ile kütüphane bulunmaktadır.